İngilizce
Ci Yeni bir dosya açıyor.
Başarısız öğrenci görmezden mi gelinmeli, eleştirilmelimi, aforoz
mu edilmeli. Eğer başarısız öğrenciyi kazanma taktikleri varsa
bunlar ne olmalı? Yoksa başarısız öğrencilerle uğraşmak zaman
ve enerji kaybımı?
Sinan
Çöpdemir: Daha on onbeş yıl öncesine kadar müfredata
uyum sağlayamayan öğrencileri "delete" veya "discard"
etmek çok doğaldı. Doğaldı ve kimse yadırgamazdı. Genel tavır
".iktiret gitsin " formatında olurdu. Hatta
hatırlıyorum bu insanlara uygun adres göstermek veya iş konusu
takdir etmek günlük bir olaydı. Şimdi bu örnekleri burada tekrarlamak
istemiyorum ama bu tip uygulamalar bir anlamda yargısız infazdı.
İnsanların
geleceği hiç yetkisi olmayan abuk bir öğretmenin iki dudağı
arasındaydı. Şimdi akımlar çok farklı. Genel konsept insanları
bir ömür boyu kazanmağa yönelik. Bu gelişme de kölelikten bireyselliğe
geçişinde önemi var . Eskiden olduğu gibi müdür muavini saçma
bir nedenden öğrencisini tekme tokat okuldan atma cesaretini
gösteremez.
Hakkı
Gelen:Yıllarca
öncesi idi. Yedikule Lisesinde öğrenciydik. Dersimiz boştu.
Ben de sınıf zeminini kirletmemek için camdan dışarı tel bir
halka içinden sabun baloncukları üflüyordum. İyi de eğleniyorduk.
Müdür beni gördü. Koşarak sınıfa geldi. "Gel benimle"
dedi. Sınıftakiler çok korkmuştu. O önde ben arka da uzun koridoru
geçtik. Odasına girdik, birden döndü niyeti osmanlı tokatı atmaktı
ben kendimi yana attım, darbe sol omuzuma geldi.
Hiç
vakit geçirmeden önce korunma refleksi ile adamım karnına yumruk
attım, boşluğuna geldi ki, iki büklüm oldu, önce dizimle suratına
vurdum sonra sağ yumruğumu sol gözüne savurdum. Tam vuramadım.
Bana sarıldı. Masasının orada bir süre itiştik. Baktık bir gelişme
yok ayrıldık. Üstüne başına çeki düzen verdi. Ben de dağılmış
saçlarımı düzelttim. Bana" Otur" dedi. Zile bastı.
Odacı geldi. Gelen adama " Bize iki kahve getir" dedi.
Hiç bir şey olmamış gibi bir yandan soluklanırken bir yandan
kahvelerimizi içtik. Sakinleşince olup biteni kimseye söylemeyeceğini
benim de söylemememi istedi. Ben onun odasından ayrıldım. Teneffüs
zili çaldığı için ne olup bittiğini kimse merak etmedi ve sormadı.
O yıl sonunda aynı adam bana takdirname ve ödül verdi.